Türk-Moğol İmparatorluğu ve Devamı

CENGİZ İMPARATORLUĞU-GERİ DÖN
Türk-Moğol İmparatorluğu ve Devamı
  XII. yy.'ın sonları ile XII. yy.'ın başlarında, yalnız Türk dünyasının değil, o zamanki dünyanın büyük kısmını içine alan Asya ve Avrupa'nın bütün milletlerini yakından ilgilendiren büyük hâdiseler cereyan etmiştir ki, bu da, dünyaya yeni bir nizam vermeye çalışan Türk-Moğol İmparatorluğu'nun kurulması şeklinde ortaya çıkmıştır. Bu imparatorluğa, kurucusundan dolayı bazan "Cengiz İmparatorluğu", bazan "Moğol" veya "Türk-Moğol İmparatorluğu" (veyahut: "Hanlığı", "Kağanlığı") denmiştir.       İlk devrede bu imparatorluğun hâkim unsuru Moğollar olmakla beraber, devlet genişleyince, kısa zaman içerisinde ahalinin ve askerlerinin büyük bir ekseriyetini Türkler teşkil ettiği gibi, devlet teşkilâtının esasları ve birçok müesseseler de, eski Türk geleneklerinin devamından başka bir şey değildi. Bu yüzden, Cengiz Han'ın kurduğu devlete "Türk-Moğol Hakanlığı" adını vermek doğru olur.       Bu devirde bütün Türk ülkeleri (az bir istisna ile) bir tek imparatorluk halinde birleşmiş durumda idi. Bu büyük imparatorluk, Çin Hindistanı ve Arabistan dışında bütün Asya'yı ve bütün Şarkî Avrupa'yı sınırları içine almıştı. İşte bu bakımdandır ki Türk-Moğol istilâsı ve Hakanlığı, Türk tarihini yakından alâkadar etmektedir. Bazı tarihî hadiseler ve hissî tesirler yüzünden, "Türk-Moğol ve Tatar" konuları yeteri derecede açıklanamadığından veya şahıs ve milletlere göre birbirinden farklı tefsirlere dayanıldığından, yalnız "Türk-Moğol İmparatorluğu" dediğimiz Cengiz devri değil, hattâ onun parçalanmasından doğan Türk devletleri bile bazan Türk tarihinin dışında bırakılmak istenmiştir.       Fakat, şurası da bir gerçektir ki, Cengiz'in kurduğu Hakanlık esas itibariyle Türk tarihinin ayrılmaz bir kısmını teşkil etmektedir. Zaten Cengiz'in kendisi de bazı rivayetlere göre, Türk menşelidir. O zamana kadar, tarihte hemen hemen hiçbir rol oynamamış olan Kerülen nehri yakınındaki kabileler, Yesügey-bağatur'un oğlu Temücin (Temuçin)in dehası sayesinde kısa bir zaman içinde büyük bir faaliyet görtermeğe başladılar.       12. yy.'ın sonlarında tarih sahnesine çıkışları sırasında, Moğolistan ve civarında başlıca şu büyük boylar yaşıyor ve birbirleriyle amansız bir mücadele halinde bulunuyorlardı: İrtiş ile Orhon arasında ve Altay dağlarının kuzeyinde olmak üzere en batıda Naymanlar, onların doğusunda Orhon civarında Kereyitler, onların kuzeyinde, Selenge nehrinin orta ve aşağı mecrasında Merkitler, onların batısında ve Naymanlar'ın kuzeyinde olmak üzere Oyratlar, Büyür gölü civarında Tatarlar ve ilk zamanlarda fazla kuvvetli ve tananmış olmamakla beraber, Cengiz Han tarafından bütün boyların birleştirilmesinden sonra adları umumî bir millî isim haline getirilen Moğol (Manghol)lar bunların başlıcaları idi. Naymanlar ve Kereyitler, Uygur Türklerinin komşusu olmakla kültür bakımından onların tesiri altında kalmışlar, yazı ile birlikte birçok medeniyet ve kültür unsurlarını Uygurlar'dan alan Moğol boylarından bilhassa Naymanlar, diğer komşularına nazaran üstün bir seviyede bulunuyorlardı.        X. yy.'da Moğolistan'da siyasî faaliyetin hızlandığını, Kırgızlar'ın batıya, Yenisey civarına püskürtüldüğünü ve Kuzey Çin'e yerleşen Hıtaylar'ın, Liao adında bir sülâle kurulduğunu görüyoruz. Liao devleti 1225'te yıkılmış ve onların bir kısmı batıya göçerek, Tarım ve Fergana vâdisinde, yüz yıl kadar yaşayan Kara-Hıtay devletini kurmuşlardır.
Halkın esas kitlesi, eski Türkler'de olduğu gibi tabiat dini veya şamanlığı mensup olmakla beraber, Moğol boyları arasında Budizm ve Naymanlar'la Kereyitler arasında Hristiyanlık da yayılmakta, Çin ile olan daimî mücadele ve temas neticesinde Çin kültürü de tesirini göstermekte idi.
      Çinliler, kuzeydeki boyları, bazan kendi adlariyle zikretmekle beraber, (mes. Hiung-nu=Hun; T'u,K'üe=Türk), çok defa onları Türk veya Moğol olarak ayırmadan, toptan Tatar(Ta-ta) diye adlandırmışlar, XIII. yy. başlarında ise Moğollar'ı Çin sınırına yakınlıklarına ve medenî seviyelerine göre "Beyaz Tatar", "Kara Tatar" ve "Yabani Tatar" şeklinde gruplandırmışlardır.


ARİF ERTÜRK
 
Semazenlik Mevlevilik’te güzel duruyur olabilir,yanlız siyasetçilere hiç yakışmıyor çünkü siz Türkiye Cumhuriyetini yönetiyorsunuz Ahlaken ve Vicdanen millete örnek olacak kişilersiniz Yalan,Hile,Rüşvet,Adam kayırma her türlü haslet mevcut birde bunlara aymazlık eklenince Adalet’te tahsis olamıyor,Bakınız Devleti Devlet yapan en özel özellik Adalettir…!

ARİF ERTÜRK
Reklam
 
HACE AHMET YESEVİ
 
BAŞINA SARIK BAĞLAR,
KENDİNE MÜRİT ARAR,
İLMİ YOK NEYE YARAR,
AHİR ZAMAN ŞEYHLERİ..
YUNUS EMRE
 
EMEKSİZ ZENGİN OLANIN,
KİTAPSIZ BİLGİN OLANIN,
SERMAYESİ DİN OLANIN,
REHBERİ ŞEYTAN OLMUŞTUR.
 
SİTEMİZİ ZİYARET EDEN 62656 ziyaretçi (126053 klik) KİŞİ BURADAYDI
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=