Alâed-Dîn Tekiş (1172-1200)

ATABEYLİKLER-GERİ DÖN
Alâed-Dîn Tekiş (1172-1200)
   İl-Arslan öldüğü zaman, büyük oğlu Alâeddîn Tekiş, Cend şehrinde bulunuyordu. Bu durumdan istifade eden İl-Arslan'ın eşi Terken Hâtûn kendi oğlu Sultan-şâh'ı tahta geçirmişti. Alâeddîn Tekiş bu fiilî durum kabûl etmemiş, Karahıtaylara sığınarak onlardan yardım istemişti. Nitekim yardımı sağlayan Alâeddîn Hârezm'e yürüdü. Sultan-şâh ve annesi Karahıtay ordusuna mukavemet edemeyeceklerini anlayarak Hârezm'den ayrılmışlar ve Horasan hâkimi Müeyyed Ay-Aba'nın yanına gitmişlerdi. Onun yardımı ile tekrar Hârezmşâhlar tahtını ele geçirmeği düşünüyorlardı. Tekiş ise savaş yapmadan Gürgenç'e girerek tahta oturdu (10 Ocak 1173). Daha sonra Müeyyed Ay-Aba'yı mağlûp ve esir ederek öldürttü (1174).

        Sultan-şâh ise önce Müeyyed Ay-Aba'nın oğlunun yanına, ondan umduğunu bulamayınca da Gurlulara sığınmıştı. Tekiş, Terken Hâtûn'u ele geçirererek öldürdü. Nihayet Sultan-şâh, Tekiş'in Karahıtaylar ile arasının açılmasından yararlanarak onlara başvurmuş ve kuvvetli bir Karahıtay ordusu ile Hârezm'e yürümüştü. Öte taraftan Tekiş, Gürgenç şehrinde çok iyi savunma hazırlıkları yapmış ve her zaman olduğu gibi su bendlerini açarak araziyi sular altında bırakmıştı.

        Karahıtaylar Tekiş'in duruma hâkim olduğunu gördükleri zaman askerlerin ağır şekilde kayıp vereceğini anlayarak geri çekildiler. Fakat Sultan-şâh Karahıtaylı kuvvetlerin yardımı ile Merv, Serahs ve Tus şehirlerinde ve civarında küçük bir emirlik kurmağa muvaffak oldu. Bundan sonra Tekiş ile dosk kalmak istiyor ise de fırsat buldukça da Hârezm'e hâkim olmanın yollarını arıyordu. Nihayet onun 1193 yılında ölümü ile Tekiş rahat bir nefes alabilmişti.

        Tekiş Horasan'da iyice yerleştikten sonra, gözlerini batı İran'a çevirdi. Irak Selçuklularının zayıf durumudan ve Abbâsî Halîfeleri ile olan mücadelesinden yararlanmak istiyordu. Nihayet Azerbaycan Atabeglerinden Kutluğ İnanç ile III. Tuğrul arasındaki anlaşmazlık onun için büyük bir fırsat olmuştu. Tekiş 1192'de Rey civarına kadar ilerlemiş, ancak kardeşi Sultan-şâh'ın Gürgenç'i muhasara ettiğini haber alınca geri dönmüştü. Sultan-şâh'ın ölümü ona bu bölgede daha rahat hareket etmek imkânı tanıdı.

        Nihayet Rey civarındaki savaşta Tekiş, Irak Selçuklu Sultanı III. Tuğrul'u mağlûp etmiş ve Tuğrul savaş meydanında öldürülmüştü (1194). Bu suretle Irak Selçuklu Devleti de sona ermiş oluyordu.

        Tekiş, bu olaydan sonra "sultan" unvanını almaya başladı. Bu arada bir kısım bölgelerin kendisine bırakılacağını sanan Abbâsî Halîfesi el-Nâsır da Tekiş'in devamlı İran işlerine karışmasından memnun olmamış ve onunla mücadeleye girişmişti. Bu kez Kutlûğ İnanç, Halîfe ile birleşmiş bir ordu hazırlamıştı. Bu Bağdad ordusu Tekiş'in oğlu Yunus ile Atabeg Mayacık idaresindeki Hârezm kuvvetlerini İran'ın önemli bir kısmından geri çekilmeğe mecbur ettiler.

        Daha sonra Tekiş'in kuvvetleri ile halîfenin ordusu Hemedân önünde karşılaşmışlar ve savaşı Tekiş kazanmıştı (1196). Bir süre sonra Tekiş, Mayacık'ın Irak'da istiklal kazanmak maksadıyla giriştiği hareketi önleyerek, taraftarlarını ve onu cezalandırdı (1198). Sultan Tekiş'in son yılları Bâtınîlere karşı mücadele ile geçmiş ve 1200 yılında ölmüştür. O Hârezmşâhlar sülalesinin belki de en önemli şahsiyetidir ve bu devletin gelişmesinde önemli rol oynamıştır.


TÜRK İSLAM TARİHİ
 
Gönülden çıktı Nur,
Fikre düştü nur.
Gönül yorgun bitkin ve eksik
Gönül kara.çamur.çirkef..

Fikirde bitti nur,
Gönülde çıktı aşk,
Gönül coşkulu,gönül şen
Hak aşık,gönül aşık..
A.Ertürk
Allah Katında Hak Din İslamdır.
 
Reklam
 
Günün Sözü
 
Kendi nefsinden emin
olmayanlar şeriata
karşıdır.
 
SİTEMİZİ ZİYARET EDEN 58521 ziyaretçi (112290 klik) KİŞİ BURADAYDI
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=